Büyükada

Büyükada

Büyükada’da gezilecek yerleri anlatan çok detaylı bir sayfamıza bakmak için Tıklayınız.

 

Büyükada

İstanbul’un 9 adasından en büyüğü olan Büyükada, İstanbul adalarının ilçe merkezidir. Yaklaşık 7 bin nüfusa sahip olan ada, yaz aylarında yazlıkçıların gelmesiyle daha da kalabalıklaşmaktadır. İstanbul’un en görkemli adasını beyaza boyayan evler çoğunlukla yazlık amacıyla kullanılmaktadır.

Ada’da Yerleşim

İki tepeli Büyükada’nın kuzeyinde yer alan tepe İsa Tepesi diğer adıyla Hristop tepesidir. Güneyinde bulunan ise 202 metre yüksekliğindeki Aya Yorgi Tepesi bir diğer ismiyle Yüce Tepe’dir. İstanbul’un en yeşil alanlarının yer aldığı adalarda daha çok iğne yapraklı ağaçlar bulunmaktadır. Ada’nın bitki örtüsünü makiden oluşur. Ada’da orman oluşturan ağaç türü kızılçamdır. Kızılçam eğri büğrü, fazla uzamayan, sığ topraklarda yetişen bir ağaçtır. Ada’da kızılçam dışında makilerin oluşturduğu ormanlar görülür, genellikle uzun boylu maki ağaç türlerine rastlanır. Ada merkezinde ise egzotik ağaç türlerine rastlamak mümkündür. Bol yeşilli ve oksijenli ormanlarda keşfe çıkmak için mutlaka ziyaret ediniz.

Büyükada

Tarihi Bilgiler

Ada’da Bizans öncesi yerleşimlere ait çok az bilgi vardır. Muhtemelen Antik dönemde meskun olan Ada’daki en önemli bulgu;
1930 yılında Karacabey mevkiindeki Rum Ortodoks mezarlığı yakınında bulunan ve Büyük İskender’in babası Makedonya kralı II. Filip’e ait altın sikkeleri ihtiva eden Büyükada Definesidir. Hepsi 207 altın sikkeden ibaret olan ve şu anda İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen define Ada tarihi ile ilgili gerçekleri gün ışığına çıkarmıştır. Buna göre Büyükada Bizans döneminde sürgün yeri olarak kullanılmış ve genellikle din adamları, prens ve prensesler sürgün edilmiştir.

Ada, diğer İstanbul Adaları gibi yaklaşık 7 yüzyıllık Bizans döneminde hapishane ve manastırlarıyla ün kazanmıştır. Bu dönemde Bizans’ta  taht kavgaları ortaya çıkmıştır. Siyasi ve dini içerikli anlaşmazlıklar neticesinde prensesler, prensler, din adamları sürgün olarak gönderilmiş ve bunlara korkunç işkenceler yapılmıştır. İstanbul’un Türkler tarafından fethinden yaklaşık bir buçuk ay önce Fatih Sultan Mehmed’in kenti kuşatması sırasında Baltaoğlu Süleyman Bey bir donanma ile Kınalıada, Burgazada ve Heybeliada’yı teslim almıştır. Yalnızca Büyükada bir kaleye sahip olduğu için kısa bir süre direnebilmiştir. Türklerin Adaları alması ile huzur ve sükun gelmiştir. Yerli halk balıkçılık ve tarımla geçinmiştir. Manastır ve kiliselerdeki keşişler el yazması dini eserleri çoğaltarak hayatlarını sürdürmüşlerdir. Ada’ya Türklerin yerleşmesi 1846’da küçük gemilerin hizmete başlaması ile oluşmuştur. 1875’de daha büyük gemilerin gelmesi ile düzenli seferlere geçilmiştir. Bundan sonra Ada’da nüfus hızla artmıştır. Zengin Türklerin yanısıra yabancılar da Ada’ya rağbet etmiş ve köşkler, konaklar, oteller dönemin mimari usluplarını yansıtan binalar, kiliseler ve cami yapılmıştır. 1861’de Padişah Abdülaziz döneminde İstanbul’da kurulan ilk üç belediye dairesinden biri olarak Yedinci Daire diye anılan Adalar Belediyesi Teşkilatı kuruldu ve merkezi Büyükada oldu.

 

Ada’da Yangın

1894’de meydana gelen depremde ve 1900’lü yılların başlarında çıkan çarşı yangınında önemli hasarlar meydana geldi. 1945 yılından sonra Ada’ya yazlığa gelen Türklerde çoğalma olmuş, iskele çevresinde başlayan yapılaşmalar kıyı boyunca devam ederek tepelere doğru tırmanmıştır. 1984 yılında SİT alanı olarak kabul edilen Ada İstanbul’un en seçkin yerlerinden biri olma özelliğini korumaktadır.

 

Büyükada

 

» BÜYÜKADA Wikipedia’da

Liesl Schillinger (July 8, 2011). “A Turkish Idyll Lost in Time”. New York Times.

 

Adalar’da ki ünlü yazar ve şairler

  • The house inhabited by Leon Trotsky(1929–1933) as it appears today.

 


Bunu daha büyük bir haritada görüntüle: Kumsal Butik Hotel Map

 

Sıkça Sorulan Sorular